YAŞAMIN MELODİSİ
İki kapılı bu handa, yüreğimde iz bırakan birçok müzikle büyüdüm, yaşadım. Küçükken düğünlerde ve yakınımızdaki roman mahallelerinde çaldıkları parçalar yüzünden müzik benim için neşeli ve keyifli ortamların melodisiydi. Sonra eve Novak marka kocaman, lambalı bir radyo ve pikap alınmasıyla o melodiler çeşitlendi ve yaşamımın her dönemine anlam kattı. Şimdi durup geriye bakınca, o melodilerin yaşam kronolojimle ne kadar özdeşleştiğini fark ediyorum.
İlk öğretim yıllarımda, İzmirli birçok erkek çocuk gibi, mertliğin ve vatanseverliğin türküsü “Harmandalı” ile zeybek dinleyip, zeybek oynarken; müzikle yaşamıma ilk ve en büyük anlamı katmıştım. Yüreğimdeki o pusula ne zaman kaybolsam hala bana doğru yolu göstermek için çalışır.
Rock müziğe lise çağlarındak başlayan ilgim; 1973-74 de AFS ile ABD'deyken biraz da vatan özlemiyle Tony Orlando ve Dawn'ın “Tie a yellow ribbon round the ole oak tree” ile hafızamda yerini almıştı.
Yurda döndükten sonra yerli ve yabancı pop müzik yanında Türk sanat müziği de dinlemeye başlamıştım. ODTÜ yıllarını, yurtta arkadaşlarla dinlediğimiz Epitaph (King Crimson); İzmir'e her gelişimi de pikaba 45liğini koyup mahalleye geldiğimi duyurduğum The Doobie Brothers'ın “Long Train Runnin' ” ile hatırlarım.
Mezuniyet sonrası ilk yıllar içkili sofralarının mezesi fasıl şarkıları ve Müzeyyen Senar, Zeki Müren gibi Türk Sanat Müziği sanatçıları ile geçti. İngiltere ve Hollanda'da bulunduğum yıllarda bizim şarkılarımıza, Michael Jackson, Elton John, Gipsy Kings gibi yabancı pop parçaları da katınca ortaya karışık bir şeyler çıkmıştı. İçlerinden “Feraye”, “Sevemez Kimse Seni”, “Daniel”, “You are not alone”, “Volare”, “Agora Meyhanesi”, “Gündüzüm Seninle” bu dönemi hatırlatan müzikler.
Yurda dönüşten sonraki dönemin en güzel iki parçası oğlumun piyanoda onca yıl gürültü çıkardıktan sonra çaldığı “Everything I do” (Bryan Adams) ve kızımla dans müziğimiz “ The Most Beautiful Girl” (Charlie Rich) oldu. O dönem Yaşarın “Divane” si ile de renklenmişti ama yaşamıma ayna tutan şarkı Paul Anka'nın bir Fransız bestecinin şarkısına yazdığı sözleri Frank Sinatra'ya okutarak meşhur ettiği “My Way” olmuştu.
Müziği hala çok seviyorum ve melodiler yaşamıma anlam katmaya devam ediyor. Son yılların iz bırakan iki şarkısı yüreğinde sevmek için yeri kalanlara yazılan “Sevmekten Kim Usanır” (Behiye Aksoy) ve “Caruso” (Lucia Dalla ve Pavarotti).
10 Şubat 2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder